14 Ekim 2014 Salı

Sabah sabah esen seher yelleri   

Sabah sabah esen seher yelleri 
Benim sevdiğime benden aşk eyle 
Irmak olup akar çeşmim selleri 
Benim sevdiğime benden aşk eyle 

Hayalleri gözlerimden ayrılmaz 
Akar bu çeşmimin yaşı durulmaz 
Bir derde uğradım derman bulunmaz 
Benim sevdiğime benden aşk eyle 

Yavru şahan idim uçtum yuvadan 
Ahım inmez oldu daim havadan 
Unutmasın beni dahi duadan 
Benim sevdiğime benden aşk eyle 

Aşık eder dünya gelmez aynıma 
Abdal olup post çekeyim eğnime 
Tanrı emaneti olsun boynuma 
Benim sevdiğime benden aşk eyle


Posted via Blogaway

12 Ekim 2014 Pazar

Sevdaya Dahil

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzğar uzak karanlıklara surmuş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hissettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek







11 Ekim 2014 Cumartesi

ÖZLEDİM SENİ..

özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
'git artık' demek
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa'
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....

8 Ekim 2014 Çarşamba

Shakespeare hamlet kitap özeti

HAMLET-William SHEAKESPEARE
 
Danimarka prensi olan Hamlet, babası Danimarka Kralı’nın ölümünden sonra derin bir üzüntüye kapılmıştır. Kısa bir süre önce ölen Danimarka Kralı Hamlet, hayalet olarak oğlu Hamlet’e görünür.
 
Hayalet, Hamlet’e kendisini amcasının öldürdüğünü, sonra da Kraliçeyle evlendiğini söyler. Hamlet’ten intikam almasını ister. Bu olaylar üzerine Hamlet’in kafası çok karışmıştır. Hayalet’in gerçek olup olmadığını, bir şeytan olabileceğini düşünür. Şimdiki Kral Claudius (Hamlet’in amcası)’un gerçekten suçlu olup olmadığını, bu intikam işini ne zaman ve nasıl yapacağını düşünür durur. Kral Claudius, Kral’ın ölümünden sonra tahta geçmiş ve kısa bir süre sonra Hamlet’in annesi Kraliçe Gertrude ile evlenmiştir.
 
         Hamlet, bütün şüphelerinden kurtulmak ve intikam almak için bir yol bulmalıdır. Bunun için önce deli taklidi yapmaya başlar. Kralın adamlarından Polonius, Hamlet’in, kızı Ophelia’ ya olan aşkına karşılık bulamadığı için delirdiğini sanmaktadır. Hamlet şüphelerini yenmek için yollar ararken, gezici tiyatro gelir.
 
Hamlet’in aklına parlak bir fikir gelmiştir. Oyunculardan, babasının öldürülme sahnesini oynamalarını ister. Böylece Kral Claudius’un tepkilerinden, gerçekten babasını öldürüp öldürmediğini anlayacaktır. O gün gelir ve oyun başlar. Oyuncunun kulağından zehir akıtılırken, Kral sinirlenir ve oyunu durdurur. Heyecanlanmış ve aşırı tepki vermiştir. Böylece Hamlet, gerçek suçlunun Kral Claudius olduğunu anlar. Oyundan sonra annesinin yanına gider ve bütün gerçekleri anlatır. Fakat gizlice onları dinleyen Polonius, söylenenleri duyup şaşırınca tepki verir ve Hamlet onu Kral Claudius sanarak öldürür.
 
         Kral artık her şeyi anlamıştır. Onun deli olduğunu bahane göstererek, İngiltere’ye göndermek ister. Amacı, İngiltere Kralına Hamlet’i öldürtmektir. Bu isteğini mektupla İngiltere Kralına iletir. Hamlet bu tuzağı öğrenir ve onlara bir tuzak kurarak, Danimarka’ya geri döner. Bu arada Ophelia, delirir ve nehirde boğularak ölür.
 
         Ophelia’nın kardeşi Laertes, öğrenim gördüğü Paris’ten babasının cenazesi için gelir. Kral’da Leartes’le anlaşır. Leartes’i sakinleştirir ve kimsenin anlamaması için Hamlet ve Laertes arasında bir düello düzenlenmesini ister. Bu düello’da Laertes, Hamlet’i öldürmek için ucunda zehir olan bir kılıç kullanacaktır. Ancak Kral, işini sağlama almak için, bir kupa da zehirli içki hazırlar ve bunu düello sonrasında Hamlet’e içirecektir.
 
         Düello başlar ve düello sırasında Kraliçe yanlışlıkla zehirli içkiyi içer ve ölür. Düelloda Leartes Hamlet’i zehirli kılıçla yaralar. Hamlet ölecektir ama zehirli kılıcı kaparak, önce Leartes’i sonra da Kral Claudius’u öldürür. Hamlet’in son anlarında yanına arkadaşı ve sırdaşı Horatio gelir. Horatio da yaşamak istememektedir ama Hamlet onu ikna eder. Çünkü tüm doğruları bilen tek kişi odur ve bunu
herkese anlatmalıdır.

Posted via Blogaway

7 Ekim 2014 Salı

Chef Meryl's Vişneli Parfe Tarifi

Malzemeler 2 yumurta akı
Yarım çay bardağı şeker
1,5 su bardağı soğuk süt
2 poşet krem şanti
1 çay bardağı vişne
Üzeri için:
1 su bardağı çekirdekleri çıkarılmış vişne
1 çorba kaşığı nişasta
2,5 çorba kaşığı şeker


Evet Başlayalım :)
İlk öncce yumurta akları ve şekeri bir kaba alalalım ve beyazlayıncaya kadar çırpalım .
Başka bir kap da  ise  süt ve toz şantiyi iyice çırpalım
Yumurta aklarını şantiye ilave edip karıştıralım bakalım hanımlar.
İçerisine çekirdekleri çıkarılmış vişneleri ekleyelim ki lezzetli olsun dimi :)  herneyse hanımlar istedğiniz bir kaba karışımı boşaltabilirsiniz :)
Kalıbınızın üzerini streç folyo ile kapatıp,derin dondurucu da bir gece bekleticeksiniz daha sonraa ise Üzeri için, çekirdekleri çıkarılmış vişneler'i blender dan geçirin ve bir tencereye alın.
İçerisine şeker ve nişasta ekleyip kaynatın.(sos koyu olursa 2-3 çorba kaşığı su eklenebilir).
Sosu ocaktan alıp soğumaya bırakın.
Parfe'yi derin dondurucudan çıkarıp ters çevirin ve üzerine vişneli sosu döküp soğuk servis yapabilirsiniz.

Afiyet bal şeker olsun :)