17 Nisan 2015 Cuma

Evlilik

KADIN – ERKEK- EVLİLİK

* Bir erkeğin bu dünyada sahip olabileceği en değerli şey,bir kadının kalbidir. (J. G. Holland)

* Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere
bakılmalıdır. (Cenap Şehabettin)

* Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok, ancak bir kez sever.
(Basta)

* Hiç kimse uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu
anlayamaz. (Mark Twain)

* Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar da erkeklerin son aşkı
olmak ister. (Oscar Wilde)

* Annelerde kırık parçaları yapıştıran sihirli bir tutkal vardır.
(Pam Brown)

* Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde
dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman
her suçumuzu bağışlarlar. (Balzac)

* Kadınlar gülebildikleri zaman merak etmeyin gülerler
ama istedikleri zaman da ağlarlar. (Meksika Atasözü)

* Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini,
en uzun da annesini sever. (İrlanda)

* Kadınlar sevilmek içindir; anlaşılmak için değildir.
(Oscar Wilde)

* Kadın, gölge gibidir. Kendisini takip edenden kaçar,
önünden gidenin de arkasından koşar. (Kongo Atasözü)

* Evlenmeden önce gözlerinizi dört açın, evlendikten sonra da
yarı yarıya kapayın. (Portekiz)
* Evlilik bir kale gibidir. Dışarıdakiler içeri girmek için,
içeridekiler ise dışarı çıkmak için uğraşır dururlar.
(Tayland sözü)

* Güzellik doğanın kadınlara bahşettiği bir hediye ama
aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir. (Şili)

* Kaynana pamuk ipliği olsa ve raftan düşse gelinin başını yarar.
(Türkiye)

* Evinde huzurlu olmak istiyorsan, eşinin bütün istediklerini yap.
(Nijerya)

* Kadının yüreği öyle bir uçurumdur ki derinliğini ölçmek
imkansızdır. (La Fontaine)

* Yeryüzünün en soylu varlığı, erdemli bir kadındır. (J. R. Lowe)

* Bir kadın aynı zamanda hem sevdalı, hem anne olamaz.
(Andre Maurois)

* Meylini bulunca bir kadın kalbi her yana akar.
(O. Seyfi Orhon)

* Zengin dullar bir gözleriyle ağlarlar, öbürünü kırparlar.
(Miguel De Cervantes)

* Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat,
mahmuzla gitmeyen at; kapında varsa kaldır at. (Türk Atasözü)

* Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır.
(Çin Atasözü)

* Bir sürü erkek başarısını ilk karısına borçludur.
İkinci karısını da başarısına. (Backus)
* Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren
onları yakalamaktır. (J. Davies)

* Erkek hissettiği, kadın göründüğü yaştadır. (Moltimer Collins)

* Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir.
Bir kadın ölürken, dili. (G. Chapman)

* Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir.
Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir.
(Anonim)

* Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun.
(Sokrates)

* Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün annelerde
ona sahiptir. (Çin atasözü)

* Her başarılı erkeğin arkasında, onunla gurur duyan bir karısı
ve bu işe şaşakalmış bir kayınvalidesi vardır. (Brooks Hays)

* Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir. (Goethe)

* Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek
en iyi şey boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha
emin yollardan elde edebilirim. (Sebastian Chamfort)

* Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için,
kadınlar ise meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar.
(Oscar Wilde)

* Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir.
Bir çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir,
ya da evli olmadığı için acı çekiyordur. (S. Beauvoir)

* Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona
bırakmaktan daha büyük bir intikam yoktur. (Sacha Guıtry)
* Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok
şey bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu.
(H. L. Mencken)

* Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir. Ve evlendiğinde
artık bitmiştir. (Zsa Gabor)

* Kadınlara büyük saygı duyan ve onları herşeyin üstünde tutan
erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler.
(J. Addıson)

* Kadınlar güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana bir eşya
gibi sunar. (C. Pavese)

* Bir erkeğe göre 'erkeğin iyisi' ile, bir kadına göre 'erkeğin iyisi'
aynı şeyler değildir. (O. Gasset)

* Erkekler, hayatlarının bir devresinde evlerinin tam hakimidirler.
O da doğdukları günden üç yaşına kadar oldukları zamandır.
(Gaston Paces)

* Erkekler şaraba benzer. Geçen yıllar kötülerini ekşitir,
iyilerini olgunlaştırır. (Cicero)

* Cömertlik, erkeğe yakışan erdemdir. (Goethe)

* Cömertlik, sahibine inhisar ederse, ona cömert değil de
savurgan denir. (İbn-i Mikeveyh)

* Erkeği evinden kaçıran damın akması, bacanın tütmesi
ve kadının çenesidir. (Chauger)

* Evli erkekler her yeni damadı sevinçle seyrederler.
Tıpkı ormanda yeni yakalanıp getirilen genç bir aslanı
seyreden kıdemli sirk aslanı gibi. (Mark Twain)
* Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü
başka özellikler peşindedir. (Goethe)

* En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda
baba olabilecek kadındır. (Goethe)

* Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele
her zaman yepyenidir. (Tolstoy)

* Bir kadın ya sever, ya da nefret eder; ortası yoktur.
(Pubillius Syrus)

* Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar.
(Alexandre Dumas Files)

* Kadınlarda feci olan şey, ne onlarla ne de onlarsız
yaşanabilmesidir. (Byron)

* Kadınların gözleri keskin, zekaları uyanık,
düşünceleri vesveseli olur. (Guy de Maupassant)

* Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar,
kaçarsanız kovalar. (Chamfort)

* Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken.
Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur.
(Refik Halid Karay)

* İyi bir kadın bir erkeği etkiler, zeki bir kadın onda ilgi
uyandırır, güzel bir kadın büyüler, anlayışlı bir kadın ise
ona sahip olur. (Helen Rowland)

* En güvenilir dost, anne baba ve sadık eştir.

* Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine
kapılmaz... Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak
kardeşlik ve sevgiyle olasıdır. (Epikür)



16 Nisan 2015 Perşembe

Birinci Gece Ayetleri


Duy ey sağır yalnızlığım, gecenin yıldızları örtüşüyor
Gül ışıklarıyla süslenmiş bahçelerin koynunda
Ve bilmez misin: gece tüm kırgınlıklarını toparlayıp
Aşka çağırıyor, susuzluktan kanayan dudaklarımı.
Tortusunda bir ırmağın akşam ışıltıları parlıyor
Bir mağaranın önünde durulmuş yalnızlığıma acıyorum..
Ölmekten öteye giden adımlarımın, kimseye karıştığı
Hiç olmak korkusunun yalın sessizliğinde
Bir ışık oluyor gecelerim ve şiirimle ben
Sadece yalnız yaşıyoruz..
Dilinde nesneler tükettiğim yaşamak acısına son verecek
Belki ümitsizliğin kapanan kapısı ve ardımda kuşlar bırakıyorum
Henüz kanatları kırılmamış, sıcak bir ilkime uçuşur gibi
Uzaklara kaçıyor her şey…
Gece dingin ışıltısıyla beni çağırıyor koynuna..

13 Nisan 2015 Pazartesi

Küs ve Dargın Durmak Hakkında Bilmediklerimiz



Sual: Küs durmanın dindeki yeri nedir?
CEVAP
Erkek olsun, kadın olsun, dünya işleri için, müminin mümine darılması, onu terk edip uzaklaşması, aradaki bağlılığı, ilgiyi kesmesi caiz değildir.

Müslüman olan ve dine uygun yaşayan akrabayı ise, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir.

Uzak memlekette ise, mektupla, telefonla veya haber göndererek gönlünü almalıdır. Dargın olsa da ziyareti ve gönlünü almayı ihmal etmemelidir.

Akrabası gelmezse, cevap vermezse de, giderek veya hediye, selam göndererek, yahut mektup ile, telefon ile yoklamaktan vazgeçmemelidir. Allahü teâlâ, müslüman olan ve salih olan akrabayı ziyareti emrediyor. Bunun tersi olanları ziyaret etmeyi emretmiyor. Hele kendilerinden zarar gelecek günahkâr akrabadan uzak durmak gerekir.

Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günah başlar ve gün geçtikçe artar. Günahın artması, barışıncaya kadar devam eder. Hadis-i şerifte, (Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!) buyuruldu. (İbni Ebiddünya)

Üç günden fazla dargın duran kimse, şefaat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Günah işleyene, ona nasihat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur.

Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadis-i şerifte, (Hastanın halini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir din kardeşini ziyaret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km git!) buyuruldu.

Hazret-i Musa, (Ya Rabbi, dargın olanları barıştırana ne ecir verirsin? diye sordu. Hak teâlâ, (Kıyamet gününde selamet verir, korktuğu şeylerden emin eder, umduğu şeylerle şereflendiririm) buyurdu.

Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen barışması gerekir.

Hoşgörülü olmalı
Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır.

Bir kusurundan dolayı iyi bir kimseye darılmamak gerekir. Dargınlık olsa bile 3 günden fazla sürmemelidir. Bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir müminin din kardeşiyle üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte, sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

(İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]

(Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki]

(İnsanların amelleri, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Cenab-ı Hak, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini getirmeyin” buyurur.) [İ.Malik]

(Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir müslümanın diğer kardeşine darılarak 3 günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhari]

(Birbirine dargın iki kimseden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayan kimseye de şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe]

(Müslüman kardeşine, üç günden fazla dargın duran kimse, ölünce Cehenneme gider.) [Nesai]
[Cehennemde günahı kadar ceza çektikten sonra çıkar.Yahut şefaate veya affa uğrarsa hiç Cehenneme girmez.]

Ara bulmak ve yalan
Müslümanların birbirine olan haklarından biri de iki kişinin arasını bulmak, küsleri barıştırmaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletli amel iki kişi arasını bulmak ve düzeltmektir. Çünkü ara bozukluğu dini kökünden yıkar.) [Tirmizi]

Peygamber efendimiz, bir gün gülümsedi. Bunu gören Hazret-i Ömer sebebini sual etti. Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Ümmetimden iki kişi, ahirette hesaplaşırlar. Biri (Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al) der. Allahü teâlâ, ötekine, (Bu adamın hakkını ver) buyurur. Adam, (Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim) der. Allahü teâlâ hak sahibine, (Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın) buyurur. Adam (Öyle ise günahlarımı alsın) der. Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez) buyurdu.

Allahü teâlâ, hak sahibine, (Başını kaldır da, Cennetin şu muhteşem köşklerine bak) der. Hak sahibi baktıktan sonra, (Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi peygamberin veya hangi şehidindir) der. Allahü teâlâ, (İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir) buyurur. Adam, (Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir ki?) der. Allahü teâlâ, (Sen ödeyebilirsin) buyurur. Adam, (Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?) der. Allahü teâlâ, (Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun) buyurur. Adam hemen, (Bağışladım ya Rabbi) der. Allahü teâlâ, (Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin) buyurur. Peygamber efendimiz aleyhisselam devam ederek buyurdu ki:
(Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Çünkü Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir.) [Haraiti]

Karı-kocanın veya dargın iki kişinin arasını düzeltmeye çalışmak çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İki kişinin arasını düzeltmek, nafile oruç ve namazlardan daha faziletlidir.) [Taberani]
[Bazı kimseler, namaz kılmayıp, oruç tutmayıp, "Ben iki dargını barıştırdım, çok sevap aldım" derler. Namaz kılmayanın böyle iyiliklerine sevap verilmez. İyiliklere sevap verilebilmesi için doğru iman etme ve namaz kılma şartı vardır.]

Yalan büyük günah olduğu halde birkaç yerde, hayra, iyiliğe vesile olduğu için caizdir. Harpte, düşmanların zararından korunmak için, iki müslümanı barıştırmak için birinden diğerine iyi söz getirmek için caizdir. Ölmemek için leş yemeye benzer. Çünkü bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İki kişinin arasını bulmak için hayırlı söz söyleyen yalancı değildir.) [Müslim]

Bunların haricinde şakadan bile olsa yalan söylememeli. Bu konudaki bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Mümin her kabahati yapabilir. Ama hıyanet edemez ve yalan söyleyemez.) [İbni Ebi Şeybe]

Sual: Dinimizde küs durmak caiz mi, müslüman bir arkadaş benimle konuşmuyor. O benimle konuşmadığı için günaha sadece o mu giriyor ben de günaha giriyor muyum?
CEVAP
Dinimizde küsmek, dargın durmak caiz değildir, günahtır. Üç günden fazla dargın duran kimse, şefaat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Bir müminin din kardeşiyle üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

(Müslümanla alakayı kesmek onun kanını dökmek gibidir.) [Ebu Nuaym]

Bir de küs durmanın sebebi nedir? Bu önemlidir. Alacak verecek meselesi midir, para meselesi mi? İtibar meselesi mi? Konuşmaz ama kin gütmezse küs duranların günahını yüklenmez. Nefret etmemek şartı ile ondan zarar gelir diye konuşmazsa küs durma günahına girmez.

Günah işleyene, büyüklük taslayana, kendini beğenene, sizinle alay edene nasihat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur. Hâlini düzelt demek olur.

Sual: Hadis-i şerifte (Birbirinizi sevmedikçe, imana kavuşamazsınız) buyuruluyor. İnsan biriyle küsünce kâfir olmaz mı?
CEVAP
Hayır, kâfir olmaz. İnsan dünya işleri için bir müslümana kızar, onunla küsebilir. Üç günden fazla dursa da, yine kâfir olmaz. Yani insan günah işlemekle kâfir olmaz.

Dargınlar barışmalı
Sual: Birkaç arkadaş, bana dargın, konuşmuyorlar. Ne yapmam uygun olur?
CEVAP
Müslümanların dargın durması kötüdür. Dargınları barıştırmak sevabdır. Dargın durulmayıp barışmalı. Hoşlanılmayan kimseyle de, samimi olmamalı, ama rastlayınca selamlaşma ihmal edilmemeli. Yani konuşmamakla dargın durmak farklıdır. Zararı gelecek kimseyle konuşmak gerekmez, ama rastlayınca selam vermelidir.

Küs durmak
Sual: Bazı arkadaşlarla konuşmuyorum, ama hiçbirine kinim, düşmanlığım yok. Konuşunca zararları dokunuyor. Yanlarına gitmekten çekiniyorum. Hiç onlara darılmadan uzak durmam, konuşmamam günah olur mu?
CEVAP
Madem size zararı dokunuyor, kin beslemeden mesafeli durmak günah olmaz. İhtiyaç olmadıkça konuşmamanın da mahzuru olmaz. Ama görüşüldüğü zaman, yine ihtiyaç kadar konuşmalıdır.

Küs durmak
Sual: Görüştüğümüz zaman, sıkıntı veren iyi ve kötü arkadaşlarım var. İster istemez konuşmuyorum, ama dinimizde üç günden fazla küs durulmuyor. Sıkıntılarından uzak kalmak niyetiyle bunlarla konuşmamam uygun mu?
CEVAP
Küs durmak ayrı, konuşmamak ayrıdır. İnsan konuştuğu hâlde, kin güdebildiği gibi, konuşmadığı birine kin gütmeyebilir. Kin gütmemek şartıyla, bir mazeretle konuşmamak ve araya mesafe koymakta mahzur olmaz.

İslam âlimleri buyuruyor ki:
(Arkadaşına üç günden fazla dargın duran, affa veya şefaate kavuşmazsa, Cehennemde azap görür.)

Günah işleyene, darılmak ve nasihat için ondan uzak durmak caiz, hattâ müstehabdır. Bu, Allahü teâlâ için darılmak olur. Hadis-i şerifte, (Amellerin en kıymetlisi, hubb-i fillah ve buğd-i fillahtır) buyuruldu. Hubb-i fillah, Allahü teâlâ için sevmek demektir. Buğd-i fillah, Allahü teâlâ için sevmemek, dargın olmak demektir.