8 Şubat 2016 Pazartesi

Chef Meryl's Bademli Armut Tarifi

Malzemeler:


4 adet armut
7 çorba kaşığı badem
Yarım su bardağı toz şeker
6 çorba kaşığı tereyağı
90 gram bitter çikolata 

Kışın en güzel meyvesi armutun lezzet halleri

ARMUTLARI, sapları kalacak şekilde soyun. Çekirdekli kısımlarını kabak oyucusu ile oyarak, alt kısmından çıkarın. Soyulmuş armutların üzerini alüminyum folyo ile kaplayın. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 50-55 dakika pişirin. Bademleri 1 su bardağı suda haşlayıp süzün ve kabuklarını soyarak mutfak robotundan geçirin. Çekilmiş bademi, 4 çorba kaşığı tereyağı ve şeker ile, bir tavada şeker eriyene kadar kavurun (yağ az gelirse ilave edebilirsiniz). Çikolatayı parçalara bölüp, kalan tereyağını ekleyin ve bir kaseye koyun. Bir tencerenin içine su koyup kaynatın ve çikolatanın bulunduğu bu kabı içine yerleştirin. Bu şekilde benmari usulü eritin (çok katı olursa, biraz sıcak süt ilave edebilirsiniz.) Armutları fırından çıkarıp, biraz ılınmaya bırakın. Bademli karışımı bir kaşık yardımıyla, armutların oyulmuş kısımlarına doldurun. Üzerine hazırlamış olduğunuz çikolata sosunu gezdirip, bademli karışımdan koyarak servis yapın.

Chef Meryl's Sürpriz Kurabiye Tarifi

Malzemeler:

125 gram tereyağı
2 çorba kaşığı pirinç unu
3 çay bardağı un
2 çorba kaşığı pudra şekeri
1 çay bardağı kakao


Kurabiye aşkına 10 nefis tarif


Süslemek için:


150 gram beyaz çikolata
60 gram bitter çikolata 


Tereyağı, pirinç unu, un, pudra şekeri ve kakaoyu robotta karıştırın. Karışım bütünleşince hamuru tezgaha alıp, ceviz iriliğinde bezeler koparın ve 1 cm çapında silindirler haline getirin. Bunları 3'er cm eninde kesin. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 12 dakika pişirin. Süslemek için, beyaz çikolatayı benmari usulü eritin. Kurabiyeler soğuduktan sonra, yarısına kadar erimiş çikolataya batırın. Bitter çikolatayı da benmari usulü eritin. Beyaz çikolata donduktan sonra, üzerine bitter çikolatayla ince ve sık şeritler çekin.

Chef Meryl's Mantar Kurabiye Tarifi

MALZEMELER:

1 su bardağı toz fındık
Bir buçuk su bardağı pudra şekeri
1 adet yumurtanın akı
1 tatlı kaşığı kakao 


Kurabiye aşkına 10 nefis tarif


DERİN bir kasede fındık, yarım su bardağı pudra şekeri, yumurta akı ve kakaoyu karıştırın. Hamurdan fındık büyüklüğünde parçalar koparın. Düz bir tabağa aldığınız 1 su bardağı pudraşekerinde hamur parçalarını yuvarlayın. İyice pudraşekerine buladıktan sonra, fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 150 derece fırında 10 dakika pişirin. Ilındıktan sonra servis yapın

Chef Meryl's Marmelatlı Kurabiye Tarifi

Malzemeler:

250 gram oda sıcaklığında margarin
3 çorba kaşığı pudra şekeri
1 adet yumurtanın sarısı
Üç buçuk su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu


Bulamak için:


1 adet yumurtanın akı
1 su bardağı
dövülmüş fındık

Ortasına:


Vişne, portakal, çilek marmeladı 



Kurabiye aşkına 10 nefis tarif


ODA sıcaklığındaki margarin, pudra şekeri ve yumurta sarısını bir kapta mikserle iyice çırpın. Ayrı bir kapta un, vanilya ve kabartma tozunu karıştırın. Bu karışımı margarinli karışımın içine eleyin. Bütün malzemeyi yoğurun. Yoğurduğunuz hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Her bir parçaya yuvarlak şekil verip ortasına parmakla bastırın. Hazırladığınız kurabiyeleri önce yumurta akına, sonra dövülmüş fındığa bulayın. Yağlanmış fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 20-25 dakika pişirin. Soğuduktan sonra ortalarındaki deliklere istediğiniz marmelattan koyun.

2 Şubat 2016 Salı




“Bak şu ay yüzlü doğana
Babasının anasına, “Betül” ve “Zehra” olana
Sin cinsinden cennet hurisine
Güneşten bir parça olan ulunun Eşine;
Nasıl da aydınlatıyor şarkın karanlığını
Yol gösteriyor onu takip edenlere;
Nasılda rahmet saçıyor yüreklere
Yoldaşlık ve yarenlik ediyor erenlere…..Dinle!
*Kızım Fatıma..Bedenimin bir parçasıdır..Gözümün nurudur..Kalbimin meyvesidir…Bedenimdeki ruhumdur..
*İnsan şeklinde bir huridir…İbadet mihrabında ayağa kalktığında yıldızlar yeryüzündekilere nur saçtığı gibi onun nuru da gökteki meleklere nur saçar…
*Kızım Fatıma geçmişteki ve gelecekteki kadınların en üstünüdür…Hz. MUHAMMED MUSTAFA (Sav)
Peygamberimizin (Sav) biricik kızı…. Bilge Ali’nin ulu eşi… Anadolu erenlerinin annesi…. Aşk ehlinin sevgilisi… Anadolu bacılarının kız kardeşi ve önderi… Ortadoğu’nun bilgelik ve merhamet güneşi…. Ay’dan nuruyla aydınlatan karanlık geceyi, zalimlere öğreten merhameti… Nur yüzlü.. yüce gönüllü… şefaatiyle cehennem ateşini söndüren….
Fatıma Ana…
Fatma ana…..Dertlere derman.. sıkıntıda olanlara rahmet… Şifaya muhtaç olanlara şifa veren ana… Evleri bereketlerinden, nazarlara iyi gelen……
Fatıma ana hala Anadolu bacılarına ve arap bilge kadınlarına aktarır sırrını…. Elden ele verilir şifa yeteneği… elden ele aktarılır ….ocaklılar tarafından bilgeliği…
Dilden dile anılır …
“Benim elim değil Fatıma Ananın elidir”…..
“Fatima ananın eli gibi bereketli olsun ocağımız”
“Fatima Ana aşkına…”
İşte bu bilge kadın ve Anadolu ocaklılarının ve mistiklerinin rehberi…. Yaşadığı dönemde nur yüzüyle ve naif şefkatli kalbiyle bilinirdi Mekke’de ve Medine’de. Bir diğer özelliği ise şifacılıktır ve Anadolu şifacılığını gücünü Fatıma Ana’dan alır….El verme yöntemiyle bu yeti devredilen kişi “Bu el benim elim değil Fatıma ana’nın eli” dualarıyla şifa aktarır… Birçok savaşta ve hastalık durumunda bitkilerden merhem yapıp yardımcı olduğu bilinmektedir. Buna bir başka örnek ise Uhud savaşında peygamberin durmayan yarasını kül basarak şifalandırması ve durdurmasıdır. O, sadece insanların fiziklerine değil ruhlarını ve kalplerini de merhamet ile şifalandırırdı.
En büyük sırrı ise, Peygamberin kendisine verdiği sıfatlarda gizlidir; Muhammed peygamber ona Ümmü Ebiha yani “babasının annesi” diye tanımlardı, Fatıma ana, o kocaman yüreğiyle annesiz büyüyen peygambere dahi annelik yapardı çünkü… Herkesin annesiydi daha kendi yaşadığı dönemlerde, en büyük vasfı olan annelik içgüdüsüne sahipti.
Bazı kaynaklarda “Kırmızıya çalar beyaz bir ten, siyah ve uzun saçlar.Kemal ve güzelliğin en üstün örneği idi. Arap yarımadasındaki tüm kadınların sahip oldukları bilgi ve ilimlerden haberdardı ve hepsini kavramıştı. Kuran ayetlerine dayanarak Ebu Bekir ile girdiği tartışmalar, onun Kuran ayetlerine vâkıf olduğunu ortaya koymaktadır”.
Hz. Fatma’nın dış görünüşü, konuşması, hal ve tavırlarıyla Hz. Muhammed’e en çok benzeyen kişi olduğunu Hz. Ayşe de belirtmiş. Baba ile kızı arasındaki çok yakın ilişki, Hz. Muhammed’in bir sefere çıkarken en son, geldiğinde ise ilk önce kızını ziyaret etmesi, kızını gördüğünde ayağa kalkarak yerini ona vermesi gibi örneklerden anlaşılıyor.
Ebu İlm’in kitabında yer alan yine Hz. Ayşe’ye ait şu satırlar da manidar: “Resulullah’a Fatıma’yı sanki bal şerbeti içer gibi öylesine öpmesinin sebebini sordum. Bana ‘Beni miraca götürdükleri gece Cebrail beni cennetin içine götürdü ve bana bir elma verdi. Onu yedim. Ne zaman o elmayı özlesem Fatma’yı öpüp, cennetin kokusunu ondan alıyorum. (O benim kalbim, ruhum ve vicdanımdır. Her kim onu üzerse beni, her kim beni üzerse Allah’ı üzmüştür”.
Bir hadiste, Peygamber miraca çıktığı vakit, cennet meyvesinden yemiş ve Allah bu meyveyi peygamberin sulbünde suya dönüştürmüştür. Miraçtan döndüğü vakit Peygamber eşi Hatice ile birlikte olur ve işte o gece cennetten gelen nur, Hatice’nin gebe kalmasına vesile olur. Bu yüzdendir ki, Fatıma Ana’nın bir ayağı cennette bir ayağı dünyadadır denir ve ona “Hura-yi İnsiyye” yani “insan cinsinden olan huri” denirdi.
Göksel ve ilahi kimliğinden dolayı “Nuriye”, “Semaviye” ve “Haniye” denirdi…
Bir diğer ismi ise Betül idi, bu isim bir İsa peygamberin Annesi Meryem’e, birde Fatima anaya verilmiştir. En önemli sırlardan biri bu ismin altında yatar. Betül kelimesi, iffetli, şehvete sahip olmayan kadın manasındadır.Bu eserlerde Fatıma eşine, evine ve çocuklarına bağlı, onlara hizmet eden, becerikli, sabırlı, güzel ahlaklı örnek bir Müslüman hanım olarak tasvir edilir. Bu tür metinlerde isminin Türk halk ağzında aldığı Fatıma veya Fadime şekilleri yanında Fatma Ana, ayrıca beyaz tenli olması sebebiyle Zehra (Fatımatü’z-Zehra), iffetli oluşundan dolayı Betül, bir hadiste cennetteki en faziletli dört kadından biri diye tanıtıldığı için “cennet hatunu”, kıyamette kendisinden şefaat beklendiği için de “kıyamet hatunu” ve “seyyidetü’n-nisâ” unvanlarıyla anılmaktadır.
”((*Adem cenette gezerken Levhi Mahvuzda bir nur gördü. Bu öyle bir nurdu ki şevkatından Adem kendinden geçti ve Cenabı Allah’a sordu.
* Bu kimdir Yarab?
* Allah cevap erdi.
O alemlerin Sultanı… ahır zaman pegamberi Hz.Muhammed Mustafa (S.a.v) nın kızı Fatıma’dır. Başındaki taç babası Muhammed… belindeki kemer eşi İmam Ali… kulaklarındaki küpeler Şah İmam Hasan…. Şah İmam Hüseyin’dir.
*Adem şaşırdı ve dediki :
*Bu hangi millettendir?
*Ses (nida) geldi:
*Senin zürriyetindendir.
Hz.Rasulullah…Yüce Fatıma’nın nar çiçeğine benzeyen yüzüne bakar, masum duruşunu seyreder, o mazlum haline göz yaşları ile karşılık verir idi. Merhametli kalpleri Hz.Fatıma için bir alev gibi çırpınır, O’nu yedirir… içirir… giydirir…uyutur… başında otururdu.
“Gül kokusu Muhammed’in teridir…
Ah ettikçe karlı dağlar eritir..
Hatice Fatıma Hakk’ın yâridir..
Onun katarından ayırma bizi..

Ey oğul!


Yemekten önce ve sonra ellerini yıka. Bu hal fakirliğini giderir, göze kuvvet verir.
Çok yemek kalbe katılık ve gaflet verir. İbadette tembelliğe sebep olur.
Yemeğin başında Bismillah, sonunda Elhamdülillah, ortasında da nimetin Allah’tan geldiğini düşün.
Tek elle ekmeği koparma. Bu hareket kibirli insanların âdetidir.
Yemeğin başında ve sonunda bir parça tuz yemek birçok hastalığa karşı devadır.
Lokmayı küçük tut ve iyice çiğne.
Misafir geldiği zaman mümkünse yemeği büyük kaba koy, berekete sebep olur.
Yemek yerken önünden al, ekmeğin ve tabağın ortasından alma.
Elinden ekmek ve yemek parçası düştüğünde al, temizle ve öyle ye.
Sıcak olan yemeğe soğutmak için ağzınla üfleme, soğuyuncaya kadar bekle.
Yemeği çabuk yeme.
Hurma ve kayısı gibi sayılabilir meyveleri teker teker ye, çifter çifter yeme ve çekirdeklerini bir tarafa topla.
Yemek arasında çok su içme. Su içerken bardağın içine bak. İçine uygunsuz bir şey düşmüş olmasın. Suyu içerken üç nefeste içiver.
Yemeğe herkesten önce el uzatma.
Yemek esnasında güzel şeylerden bahset.
Sofrada bulunan arkadaşlarına ara sıra göz ucuyla bak. Yemek ve ekmeği o tarafa sür.
Misafirler çekingen davranırlarsa üç defadan fazla yemeleri için ısrar eyleme. Yemek yeme isteğin yoksa özür beyan eyle.
Dilini tut
Ey oğul!
İlim ve takva ehli veya herhangi bir sebeple senden ileride bulunan bir kimsenin huzurunda dilini tut.
Dostlarını dinle
Ey oğul!
Senin iyiliğini isteyen dostlarının tavsiye ve öğütlerini can kulağıyla dinle.
Doğru ol
Ey oğul!
Sözünde, işinde ve gidişinde doğru ol. Doğru olan sözlerinin bile hayrete ve tereddüde sebep olacaksa, söyleme daha iyi.
Ümidini kesme
Ey oğul!
İnsanların gönlünü almaya çalış. Allah’ın rahmetinden ümidini kesme.
İyi ol
Ey oğul!
Açıkta ve gizlide iyi olmaya çalış.
Varlık yokluktan, akıl sarhoşluktan iyidir.
Bir şeyi vaktinden önce isteme.
İçini süsle
Ey oğul!
İçini dışından daha çok süsle: İçin Hakkın, dışın halkın baktığı yerdir.
Her yerde ve her zaman Allah’ı yanında hazır nazır olarak bil.
Şifa olsun..
Sevgiyle…